Ben bir kızılbaş’ım

 ( Bir ömürlük üç günlük dünyadaydık
   Üç kelam bir sözü sığdıramadık
   İrfan ile yuyupta yüzümüzü
  El,dil,bele ya edep diyemedik )
         BEN BİR KIZILBAŞ’IM
Ben bir kızılbaş’ım durmaz gözyaşım
İsyanlarda gövdede durmaz başım
Hak yiyemem bir tas çorbadır aşım
Onu da çok gördüler nice zaman

Haksızlıkta hüseyin kerbelada
Doğruluk şiarım başım belada
Doğrunun yardımcısı yok dünyada
Dilsiz şeytan vardır hakk ile kavgan

Mansur enel hakta asıldı darda
Nesimin deri yüzüldü üryanda
Talih bahtları gülmedi dünyada
Göçmeden kavgamız verdik batılla

Baba İlyas’la aktım isyan oldum
Baba İshak gibi davamda durdum
İnandım dönmedim vuruldu boynum
İsyana doymadık az geldi bize

Derviş oldum aktım Anadolu’ya
Biat eyledik hünkarı veliye
Balkanı yurt verdi Kızıldeli’ye
İrşat edip cümle barış eyledik

Bozkırlarda bir Taptuk Emre oldum
Gönüllere selamla mihman oldum
Yunus Emre’ye sevgi aşk doldurdum
Ben oldum fani adım kaldı baki

Abdal Musa oldum ilim çağladım
Balım sultam oldum nizam eyledim
Çelebi olup yola sürek oldum
Hep gelip gittim emek zay olmadı

Şeyh Bedrettin’le kardeşlik ahdın da
Gaye hakça bölüşmekti dünyada
Öldükte yittik dönmedik davada
Çok can helak oldu boyun eğmedik

Kalender çelebiydim hak yanında
Gözüm olmadı mevki makamda
Can dirliksiz bende yokum makamda
Baş oldu,sonunu gördü kıyamda

Pir sultan abdalım Hızır elinde
İtimiz olmadı haram elinde
Son sözü söyledik Sivas elinde
Dönen dönsün ben dönmezim yolumdan

Nice adsız yürekli derviş oldum
Karış karış bu alemi dolaştım
Nice umutsuzlara umut oldum
Yüreğim gönüllere yazıp gittim

Atatürk oldum ilmin ışığında
Canla savaştık kurtuluş harbinde
hürriyetim buldum devrimlerinde
bir nur gibi doğduk Anadolu da

Acemi ozan kimler gelir gider
Cümlesi elinde bir tuğla kor gider.
Tuğlası olmayan yürek kor gider
Bizden sonra niceler konup göçer
Bu yolda daim olup sürer gider